Zompa.Net

Sarıçiçek'te    Köylerimiz   var   gitsek'te   gitmesek'te   görmesek'te  onlar  bizim  köylerimiz
 
Tarhan (dejde)       Alanlar  (abdolar)         Kuşcu  (kuşcan)        Tosunlar (Mıllan)

Mon05212012

Last update06:28:30 PM

Font Size

Profile

Menu Style

Cpanel
Back Zompa köşesi Sport News Cricket Dünya borç batağında Türkiye

Dünya borç batağında Türkiye

User Rating: / 0
PoorBest 

Dünyanın Toplam 51 Trilyon dolar Borç var yüzde 44’ü ABD ve İngiltere’nin  Nüfusları4 ile 10 Milyonun Altında Ama Türkiye’den çok Diş Borçları var

Nüfusu 16 milyon olan Hollanda'nın 2 trilyon 277 milyar dolar, 5 milyon nüfuslu Finlandiya'nın 271,2 milyar dolar 4 milyon olan İrlanda'nın 1 trilyon 841 milyar dolar toplam dış borcuları bulunuyor.

Türkiye, 247,1 milyar dolarlık toplam dış borç stokuyla dünya sıralamasında 23. sırada. Dış borçta Türkiye'yi geride bırakan ülkeler içinde nüfusları 4 ile 10 milyon arasında değişen, İrlanda, İsviçre, Belçika, Avusturya, İsveç, Hong-Kong, Danimarka, Norveç, Portekiz ve Finlandiya dikkati çekiyor.

 

Türkiye'yi 229,4 milyar dolarlık dış borçla Brezilya, 220,1 milyar dolarla da Güney Kore izliyor.

2001 yılında ekonomik kriz yaşayarak borçlarını ödeyememe durumu yaşayan Arjantin'in ise toplam dış borcu 2008 yılında 135,8 milyar düzeyinde.

Öte yandan komşu ülkeler Irak'ın 100,9 milyar dolar, İran'ın ise 20,7 milyar dolar toplam dış borcu bulunuyor.

 

Türkiye'de merkezi hükümetin dış borcunun GSYH' ye oranı yüzde 9,13 düzeyinde bulunuyor.

 

Dünya genelinde toplam dış borç tutarı 51 trilyon 780 milyar dolar. Bunun 22,7 trilyon doları ABD ve İngiltere'ye ait. İki ülke dünya toplam borç stokunun yüzde 43,84'üne sahipler. Bu ülkelere Almanya ve Fransa'yı da eklediğimizde 4 ülkenin toplam dış borç toplamı 31 trilyon 585 milyar dolara, dünya borç toplamındaki oranları da yüzde 61'e ulaşıyor.

 

Tabii toplam dış borcun milli gelire oranı da önemli. Her ne kadar ABD, toplam dış borç miktarında ilk sırayı alsa da GSYH' ya oranına bakıldığında ABD'nin durumu İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda, İrlanda, İsviçre, Belçika, Avusturya, İsveç, Hong Kong, Danimarka, Norveç, Portekiz ve Finlandiya'dan daha iyi durumda. Gelişmiş ülkeler içinde borcun milli gelire oranı bakımından en kötü durumda olanı İrlanda. İrlanda, milli gelirinin 6,5 katı (yüzde 646) kadar bir borcu bulunurken Türkiye'de bu oranı yüzde 30,9 düzeyinde. Dış borçta en kötü durumdaki İrlanda'yı, İngiltere, İsviçre, Hong Kong, Hollanda, Belçika izliyor. En iyi durumdaki ülkeler ise İran, Çin, Suudi Arabistan, Hindistan, Venezüella, Brezilya, Meksika, Kolombiya ve Rusya.

 

TÜRKİYE'NİN İÇ BORÇ DURUMU

Türkiye'nin iç borcunun milli gelire oranı da yüzde 29,81. Bununla Türkiye 51 ülkenin bulunduğu sıralamada en borçlu ülkeler sıralamasında 22. sırada yer alıyor.

Türkiye'yi ise Tayvan, Macaristan, İsviçre, Kanada gibi ülkeler izliyor.

 

Yunanistan'ın ödemesi gereken borç bütçesinin 8 katı. ABD'nin ödemesi gereken borç, bütçesinin beş katı. Avrupa'nın ödemesi gereken borç bütçesinin 4,7 katı. Yani hepsi iflas noktasında. Bu oranın aslında dünyanın merkez ekonomilerinden bazıları için de söz konusu. Dünya ekonomisine patronluk yapan G-7'nin çökmesi ne gibi ekonomik ve siyasi sarsıntılara yol açabilir göreceğiz

2010 ise Avrupa ülkelerinin çöküşüyle başladı. Portekiz ve Yunanistan'dan sonra İspanya, hemen ardından ise İtalya'nın büyük bir krize sürükleneceği endişesi söz konusu. Portekiz, İtalya, Yunanistan ve İspanya üzerinden bütün Güney Avrupa'nın ciddi sarsıntı geçireceği, kısa zaman içinde krizin Avrupa'ya yayılacağı, euro ekonomik bölgesi dışında kalan İngiltere gibi ülkelerin de benzer durumda olduğu ifade ediliyor.

Tabi kriz, bir takım üstü kapalı ilişkileri de deşifre etmeye başladı. Yunanistan ile Goldman Sachs arasında 2001 yılında yapılan anlaşma üzerinden bu ülkenin gerçek verilerinin gizlendiği, bütçe açığı kapatılmış gibi gösterildiği ortaya çıktı. JP Morgan'ın da 1996'da İtalya ile yaptığı anlaşma ile benzer bir operasyon yaptığına inanılıyor. Yine İngiltere ve İsviçre ile ilgili de benzer iddialar söz konusu. Bu anlaşmalarla ilgili Avrupa çapında büyük bir soruşturma açılabilir. bankalarının geçtiğimiz yıl, borç içindeki bazı ülkelere el altından para aktardığı ya da benzer operasyonlar yaptığı söyleniyor. Öyleyse, bütün bunlara rağmen kriz ortaya çıkabiliyorsa durum daha da vahim demektir. Örte örte, gizleye gizleye bugüne getirdiler ama artık yol bitti

 

toplam dış borçları olan ülkeler sıralaması  

 

Dış Borç  GSYH       Oranı

 

 

1

ABD

12.250.

TRLYON DOLAR

2

İngiltere

10.450.

TRLYON DOLAR

3

Almanya

4.489.

TRLYON DOLAR

4

Fransa

4.396.

TRLYON DOLAR

5

Hollanda

2.277.

TRLYON DOLAR

6

İrlanda

1.841.

TRLYON DOLAR

7

Japonya

1.492.

TRLYON DOLAR

8

İsviçre

1340.

TRLYON DOLAR

9

Belçika

1.313.

TRLYON DOLAR

10

İspanya

1.084.

TRLYON DOLAR

11

İtalya

996.

MİLYAR DOLAR

12

Avustralya

826.

MİLYAR DOLAR

13

Kanada

758.

MİLYAR DOLAR

14

Avusturya

752.

MİLYAR DOLAR

15

İsveç

598.

MİLYAR DOLAR

16

Hong Hong

588.

MİLYAR DOLAR

17

Danimarka

492.

MİLYAR DOLAR

18

Norveç

469.

MİLYAR DOLAR

19

Portekiz

491.

MİLYAR DOLAR

20

Çin

363.

MİLYAR DOLAR

21

Rusya

365.

MİLYAR DOLAR

22

Finlandiya

271.

MİLYAR DOLAR

23

Türkiye

247.

MİLYAR DOLAR

 

Dünya Ekonomide yeniden kurulurken, batılı ülkelerin sürekli ağırlık kaybettiği dünyanın en büyük ekonomilerin içinde, gelişmekte olan ülkeler ön sıralara yükseldiğini Öyleki, satınalma gücü paritesine göre gayri safi yurtiçi hasılada (SGP-GSYH) 1980’de ABD Japonya Almanya şeklinde iken 2010 de ABD Çin Hindistan oldu 2017de Çin ABD Hindistan şeklinde olacak Türkiye 1980’de 20ci 2010 sıralamasında dünyanın 15ci büyük ekonomisi

 

Türkiye, bağımsız bir cumhuriyet olmasına rağmen ekonomik olarak hep bağımlı kaldı Osmanlı’nın son döneminde başlayan dış borç belası Türkiye’nin bir Amerika olmasını hep önlemiştir Savaşla durdurulamayan Türkiye, maalesef borç batağına sürüklenerek durdurulmuştur Tarih bunu her zaman yazmıştır

Fransız bankaların galata bankerleri aracılığıyla 1840’lı yıllarda sağlanan ilk dış borçlardan sonra savaşların gerektirdiği ek finansman ihtiyacı ve gelir gider dengesindeki yarattığı büyük açık üzerine, 1854 de Osmanlının ilk tahvil ihracı yoluyla borçlanmasını doğurdu. Londra deki Palmers ve Paris deki Goldschmind bankalarının aracılığı ve Mısır eyaleti vergi gelirlerinin teminat gösterilmesi ile 3.300.000 lira borçlanıldı. Aradan neredeyse 200 yıla yakın zaman geçti. Türkiye de aynı hastalık. Devam ediyor Bu kadar Yer altı ve yer üstü kaynaklar varken Türkiye de hiçbir şey değişmemiş yine aynı işi yapıyor ve dahası yaptırılıyor.

Son dönemin flaş beklentisi IMF Türkiye`ye 50 milyar dolar borç verebilir olması O dönemin Galata bankerlerinin aracılık ettiği Paris`deki ve Londra`deki finansörlerin yeni adı Washington’lı IMF Son haftalarda Türkiye`de bayram var. Borsa yükseliyor ve politikacılar gururlu işadamları gülüşüyorlar Neden mi? nedeni şu yukarıdaki borç tablosuna baktığımızda 247 milyar dolar dış Borcun kamunun yani devletin Borcu sadece 6 milyar dolar gerisi anlı şanlı işadamlarımızındır gazetelerde çarşaf çarşaf ilanlar verirler filanca banka bu kadar sendikasyon kredisi aldı falanca belediye bu kadar kredi sağladı filancı müteahhit bu kadar kredi buldu işte bu krediler hazine garantisi olduğu için çoğu zaman ödemezler veya ödeyemezler hazine yani bizler tabiri caizse e.… gibi ödüyoruz onun için gülerler.

Türkiye deki zenginlerin çoğu çalışarak zengin olmamışlar çoğu devletten nemalanmıştır ya krediler almıştır yâda devlete %60 %80 e varan ve hatta bir zamanlar devlet 70 sente muhtaçtır bunu söyleyen dönemin başbakanı Demirel’dir Türkiye’yi 70 sente muhtaç eden aynı Demirel daha sonra Türkiye’nin sayın cumhurbaşkanı olmuştu o dönemlerde zenginlerimiz %130 %150 faizle devlete borç para vermişlerdi yâda askeri ihalelerde götürmüşlerdir dünyaca bir marka yaratmamışlar örneğin Nokia nın Finlandiya yı beslediği gibi veya Volvo ve electroklux İsveç i ayakta tutuğu gibi Tofaş yıllarca bize teneke sattı bir Arge çalışması yapıp bir motor markası yaratmadılar yaratmış olsalardı dövizimizin %50 si Alman ve Japonlara gitmezdi

Anadolu da devletten bir kuruş almadan yeni bir sermaye gelişti bu gelenekçi sermaye ak partiye yakın duruyor lüks arabalarla gezen ve ciplerle gelip lüks mağazalarda ve İş merkezlerinde alış veriş yapan bu türbanlıları gören İstanbul burjuvazisi bu yeni sermayeyi bir turlu içine sindiremiyor

Türkiye’nin kaderine bakın. AKP’nin kurucusu Tayyip Erdoğan, daha partiyi kurmadan önce IMF`ye çıkışları ile biliniyordu. Ancak Tayyip Erdoğan hükümeti IMF ile anlaşmak üzere Hem de Türk tarihinin en büyük borçlanması Türkiye`ye gelecek olan 50 milyar dolar borcun yarısından fazlası daha önceki borçların faizine gidecek. Kalanının ise nerede kullanılacağı belli değil o ise ki borç ödeme yerine kalkınmada kullansa daha faydalı olur

IMF alınan borç 1.50 faizle alınır aslında faiz oranları iç borçlanmada çok çok daha düşük yalnız Ülkemizin tüm kaynakları ipotek edilerek döviz bazında alınır işte tehlike burada bir diğer tehlike ise emperyalizmdir örneğin kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye şuana kadar Borcunu en iyi ödeyen ülkelerin başında geliyor ona rağmen Türkiye’nin notu birçok ülkenin altında tutuyorlar ve hatta moratoryum (iflas) etmiş İrlanda’nın bile altında yukarda belirttiğimiz gibi bazı ülkelere el altında para aktarırlar ve hatta 2001 de Türkiye ile krize giren Brezilya’ya Türkiye den daha düşük kredi verdiler emperyalizmini dürüst bir yüzü olmadığını ne kadar kalleş ve acımazsız olduğunu gösteriyor

Eğer IMF’yle anlaşırlarsa Türkiye`de 2030 yılında doğacak çocuk borçlu doğacak doğmamış çocuğun, doğacak çocuğu da borçlu duruma düşüyor. Güleri misin ağlar mısın

 

 

Not: bu yazı kaleme alındığında Türkiye ile IMF görüşmeler yapılıyordu site yenilme çalışması neden ile geç yayınlandı bahis konusu olan antlaşma yapılmadı.. AĞCA

Yorum ekle


güvenlik kodu
yenile